Afet Yönetiminde Sosyal Hizmet: 2023 Depremi Dersleri
- Muhammet Cihat Türkmen
- 10 Eki
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Eki
2023 yılında ülkemizde meydana gelen büyük depremler bize acı bir gerçeği hatırlattı: Türkiye, gerçek anlamda bir deprem ülkesi. Bir sosyolog olarak gözlemlerim, devletin ve toplumun elindeki afet müdahale mekanizmalarının var olduğuna, ancak toplumun genel bilgi birikimi ve afet süreçlerine hazırlık açısından açıkça eksiklikler taşıdığına işaret ediyor.
İlk Müdahale Süreci: Dayanışma ve Organizasyon
Depremin sabahında başlayan süreç, toplumun reflekslerinin hızlıca devreye girdiğini gösterdi. Afetzedelerin yaralarını örtmek için, özellikle bölge dışından lojistik destek sağlama çabaları kamuoyuna yansıdı. Örneğin Üsküdar’dan bölgeye gönderilen yüzlerce tır, yardım malzemeleri taşıdı; STK’lar, belediyeler, Yeşilay gönüllüleri, mahalle muhtarlıklarımız aktif rol üstlendi. O dönemde Yeşilay Şube Başkanlığı görevindeyken bini aşkın gönüllümüzle yardım organizasyonda bulunmuş olmam, bu kolektif çabanın yerelde nasıl şekillendiğini de gösteriyor. Her bir vatandaşımızın dayanışma ruhuyla katkı koymasını, özel teşekkürü hak eden bir tablo olarak görüyorum.

(7 Şubat 2023 Deprem bölgesine yardım malzemeleri gönderim hazırlığı. Yer Üsküdar. Muhammet Cihat Türkmen)

(7 Şubat 2023 Deprem bölgesine yardım malzemeleri gönderim hazırlığı. Yer Üsküdar. Yeşilay Gönüllüleri ve vatandaşlarımız.)


Kurumsal Müdahale: Sosyal Hizmet, Psikososyal Destek ve Koordinasyon
Afet sahasında resmi kurumlar hızlıca seferber oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal yardım ve destek mekanizmalarını devreye soktu, binlerce sosyal hizmet uzmanı, psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı sahaya intikal etti. Böylece yalnızca malzeme yardımı değil, insan boyutlu ihtiyaçlara — psikososyal desteğe, moral desteğe, travma müdahalesine önem verildi.
Bu alanda STK’ların, yerel kurumların ve vatandaşa yakın kurumsal yapıların (örneğin il/ilçe sosyal yardımlaşma vakıfları) rolü büyüktü.
Yapılaşma, Kentsel Dönüşüm ve Teslimler
Afetin ardından yeniden inşa süreci devreye girdi. Yapılarımızın dayanıklılığı, kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, finansal destek mekanizmalarının geliştirilmesi gibi adımlar atıldı. Resmi verilere göre:
2025 yılı ortaları itibarıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 452.983 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edilmek üzere süreç yönetildiğini açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Ayrıca, yerinde dönüşüm projeleri kapsamında 45 bin konut / iş yerinin inşasına başlandığı, 20 bin bağımsız bölümün tamamlanmak üzere olduğu açıklanmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Teslimatta 250 bini geçtik ifadesi de kamuoyuna yansımış durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Bu sayılar, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinin büyüklüğünü gösteriyor.
Değerlendirme ve Dersler
Bu süreci bir sosyolog gözüyle değerlendirdiğimizde, aşağıdaki temel dersler öne çıkıyor:
Toplumsal Bilgi ve Hazırlık Eksikliği: Kuramsal afet bilgisi, afet kültürü ve halkın afetlere karşı farkındalığı, ne yazık ki yaygın değildi. Halkın çoğu temel afet bilgisine (deprem çantası hazırlığı, erken uyarı sistemleri, güvenli alan bilgisi vb.) hâkim değildi.
Yerel Kurumların Güçlendirilmesi Gerekliliği: Merkezden gelen yardımlar elbette önemliydi; ama yereldeki sosyal yardımlaşma vakıfları, mahalle kurumları, STK’lar ve yerel idareler daha önce olası afet senaryolarıyla tanışsalar ve hazırlanmış olsalar, müdahale çok daha etkin olabilirdi.
Psikososyal Destek Entegrasyonu: Afetler yalnızca fiziksel hasar yaratmaz; travma, kayıp, yas, korku gibi psikososyal süreçler çok uzun süre devam eder. Bu nedenle psikolog, psikososyal destek ekibi ve sosyal hizmet uzmanlarının her adımda sürece dâhil olması zorunlu olmalı. Medipol Üniversitesi
Adil Yapı Teslimi ve İzleme Mekanizmaları: Yapıların teslimi hızla yapılmalı; ancak teslim edilen konutların standartlara uygunluğu, hak sahipliği süreçleri şeffaf olmalı. Bu konuya Bakanlıklarımızın gerekli önemi verdiğini düşünüyorum. Teslim sürecinde özellikle dezavantajlı grupların (yaşlı, engelli, kadınlı-erkek ayrımı vb.) özel ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekiyor.
Sürdürülebilir Afet Yönetimi Yaklaşımı: Afet sonrası yapılanlar geçici yardımlardan ibaret olmamalı; toplum, kurumlar ve politikalar açısından önce engelleme, dayanıklılık, hazırlık kültürü öncelik haline gelmeli. 2023’ten çıkarılan dersler ışığında Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP 2023) gibi belgeler devreye girdi. Afad
Sonuç
2023 depremi, ülkemize ağır dersler verdi. Hem yerel halkın hem de kurumların afet süreçlerine hazırlığı ciddi oranda sınandı. Ama aynı zamanda, dayanışma ruhumuz, gönüllülük kültürümüz devreye girdi; devlet kurumları ve STK’lar birlikte hareket etme çabası gösterdi.Sosyal hizmet bağlamında bakıldığında, afet yönetimi süreçlerinde insana verilen önem, psikososyal destek, hak temelli planlama, katılımcı süreçler ve şeffaflık daha öncelikli hale gelmeli. Afetler yalnızca fiziksel yıkım değil; toplumsal yapı üzerinde derin etkiler bırakan süreçlerdir. Bu nedenle unutulmamalıdır ki, yeniden yapılanma sadece binaları değil, toplumu ve ilişkileri yeniden kurgulama sürecidir.
Kaynakça:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Bakan Kurum: Teslimatta 250 bini Geçtik” açıklaması (2025) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “2024 Sonu Teslim Edilecek Bağımsız Bölümler” açıklaması Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Bakanlık Yerinde Dönüşüm Desteği duyurusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Medipol Üniversitesi, “Afet ve psikososyal destek” çalışması Medipol Üniversitesi
AFAD, UDSEP 2023 açıklaması Afad











Yorumlar